Bu blogda, danışmanlığını yaptığım firmalardaki profesyonellerin satışa, pazarlamaya, marka yönetimine, perakendeciliğe, tanıtıma ve iş yaşamına dair görüşlerini bulacaksınız. Bazen makale formatında bazen de ropörtaj formatında olacak bu görüşlerden çok faydalanacağınıza eminim. Murat ŞAYLAN
Danışman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Danışman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ocak 2014 Çarşamba

Modern Zamanlarda İşleri Geliştirmek / BİLAL GAPAYLAR

“Para kazanmak her geçen gün zorlaşıyor mu?” Özellikle iş dünyasında çok sık duyduğumuz bir sözdür bu. Piyasalara baktığınızda  bu yargıyı destekleyen delilleri ziyadesiyle görürsünüz ve bu yargıya hak verirsiniz. Oysa bu yargının tek sebebi mevcut yoğun değişim sürecinin partneri olmak yerine kolayı seçip izleyicisi olmamızdan kaynaklanıyor.

Evet modern zamanlarda herkesin her çeşit bilgiye her an ulaşabilmesinden kaynaklanan büyük bir değişim ortamındayız.  Klasik satış tekniklerinin çoğu çökmüş durumda. Bu durumda siz hala aynı teknikleri zorlayarak kullanmaya devam edince doğal olarak; para kazanmak zorlaşır, halk tabiriyle “ekmek aslanın midesine” iner.

Modern zamanların zorlaştırdıkları ile mücadelenin yegane yöntemi; modern zamanların getirdiği imkanlardır.  Yani bu değişimi senin yerine analiz eden, raporlayan bilgisayarlar var. Optimum bilgiyi sana anında ulaştıran haberleşme yöntemleri var. Çok çeşitli ve ekonomik reklam materyalleri var. Eğitim teknikleri var. İnternet var. Bütün bunlar satışta, küçük bir hamle ile 50 adım atma imkanı demek. Yani modern zamanlar ekmeği nasıl aslanın midesine indirdiyse, sana da aslan uyutan iğneler, bu iğneleri atan tüfekler ve hatta mideye elini sokmana gerek kalmasın diye de “mideden ekmek çıkarma” aparatları sunmakta.

Yalnız burada kritik bir nokta var ki yukarıda ifade edilen kolaylıklar,  daha büyük hatalara ve zararlara sebep olması da içten değil.  Taktir edersiniz ki enstrüman çoklaşınca orkestra şefi zorunluluk oluyor. Müdahale lazım mı değil mi, hangi enstrümanlarla nereye ne kadar müdahale edilecek, nasıl izlenip verileri ne şekilde toplanacak gibi bir dünya müdahale tekniği ve  materyali elinizin altında iken, sizi bekleyen ilk tehlike; sorunsuz ve verimli noktaların da sırf popüler olalım ya da sadece değişim olsun diye değiştirilmesidir. İş dünyasında sevdiğim ve zaman zaman hak verdiğim bir söz vardır: “çalışıyorsa kurcalama!”  O yüzden ilk önce neyin sorunlu olduğu, neyin ne zaman ne kadar değişeceğinin tespiti çok önemli. Yani bu işi hafife alıp yanlış müdahale ile olanı da bozma riski hiç de az değil.

Ama bunun da kolayı var. Modern zamanların bir özelliği de her konu için bir profesyonel yaratmış olmasıdır. Yani satış geliştirmek ya da marka olmak yolunda profesyonel bir danışman edindiyseniz bilin ki o andan itibaren modern zamanlarda her geçen gün lehinize işliyor.

Siz otururken sistem aslanın midesindeki ekmeği düzenli olarak çıkarıp, paketleyip size servis ediyor. E bu durumda "para kazanmak daha da kolaylaştı"  demek hiç de yanlış olmaz.


Modern zamanlar hayırlı, uğurlu ve danışmanlı olsun !


BİLAL GAPAYLAR
Pazarlama Uzmanı / Freelance

1 Aralık 2013 Pazar

Bir bilene danışmaktan korkmayın / ÜMİT AKBIYIK

Ev tekstil üretimi yapan Denizli firmasıyız. Aynı zamanda bir aile şirketiyiz. Ben de aileden birisiyim. Firmadaki görevim satış müdürlüğü. Firmamızda uzun yıllar üretim bölümünde görev yaptım. Sonra satışa geçtim. Malı üretmek kadar satmanın da çok önemli olduğunu satış müdürlüğü görevinde öğrendim. Uzun yıllar markalara fason üretim yaptık. Beraberinde kendi markamızı yaratarak toptancılar aracılığıyla satış yaptık. Türkiye’nin çeşitli bölgelerindeki toptancıları ziyaret ettim, siparişler aldım, yeni toptancılar kazandırdım. Başka markalara fason üretimle ve kendi markamızı toptancılar aracılığıyla pazarlamakla bir yerlere ulaşılamayacağı kanaatine vardık. Bazı bölgelerde toptancılarla çalışmayıp direkt esnafa satış yaptığımız için bayilik sisteminin markamız için daha hayırlı olduğunu da görebiliyorduk. Ürünü değerinde satmak, markayı bilinir kılmak, nihai satış noktasına direkt satış yapmak, daha fazla mağazada satılıyor olmak, iyi mağazalarda doğru düzgün bulunur olmak tatmin edici karlılık için olmazsa olmazlardı. Bunun için güçlü ve profesyonel bir satış ekibine sahip olmamız gerektiğine inanıyorduk. Markamızın değerini ve bilinirliğini artırmak için de pazarlama faaliyetleri yapmalıydık. Ama nereden başlayacağımız bilmiyorduk. Bu konularda gerekli tecrübelerimiz yoktu. Bunun için ne yapabilirdik? Bir bilene danışabilirdik. Öncelikli olarak internette bu konuları araştırdık ve konuya hakim danışmanları inceledik. En sonunda bir danışmanda karar kıldık. Danışman bize bizi anlattı, başka sektörlerden firmaların neler yaptığından bahsetti. Rakiplerle baş edebilmek ve pazar payımızı artırabilmek için neler yapmamız gerektiğini anlattı. Ürünümüzü, ürün gamımızı, görsel kimliğimizi ve tanıtımımızı nasıl farklılaştırmamız gerektiğini gösterdi. Nasıl bir satış politikası oluşturmamız gerektiğini, satış performansını hangi açılardan takip etmemiz gerektiğini anlattı. Birlikte satış departmanı kurduk. Danışman bize bilmediğimiz yöntemleri anlattı ve başlangıçta çok zor gibi gelen sistemler kurdu. Toptancıları bırakıp esnaflara direkt mal satmaya karar verdiğimiz için geniş bir satış kadrosu (5 kişi) kurduk. Başlarda bu kadar kişiye gerek var mı diye garipsemedim değil. Ayrıca danışmanımız “müdür bey siz satış yapmayacaksınız, ekibiniz yapacak, siz onları yöneteceksiniz” dediğinde, biraz telaşlanmadım değil. Çünkü ben satıştan gelen birisiyim ve satış yapmadan faydalı olabileceğime inanmıyordum. Sağ olsun danışmanımız bana bir dünya sorumluluk yükledi ve satış müdürü olarak odaklanmam gereken yeni görevleri gösterdi. Müdür olarak nelere önem vermem gerektiğini daha iyi anladım. Başlarda zorlandım ama satıcıları yönlendirerek ve denetleyerek satışları daha fazla artırabildiğimizi görünce rahatladım. Toptancıları bırakınca satışlarımız düşmedi, tam aksine arttı. Çünkü bölgelerden sorumlu satıcılarımız hızla doğru satış noktaları buldular. Her gün 3-4 tane yeni bayi kazandık. 2-3 ayda toptancılarımızla yaptığımız cirolara ulaştık ve aştık. Tabi daha karlı satış yapıyoruz. Satışlar arttıkça da gururlanıyoruz. İnsanlarda da marka bilinirliğini her geçen gün arttırıyoruz. Markalaşma yönünde gün geçtikçe ilerliyoruz. Ama şu da bir gerçek hiçbir şey kendiliğinden olmuyor. Bunun için sistem çok iyi kurulmalı, kurulacak olan sistemi çok iyi yönetmek gerekiyor. Satıcı arkadaşları boş bırakmamak ve uzaktan takip sistemleri ile iyi izlemek gerekiyor. Alınan siparişlerin sevkiyatını ve tahsilatını iyi izlemek gerekiyor. Kısaca özetlemek gerekirse, siz ne kadar iyi ürün yaparsanız yapın ama ürünü satmak ve pazarlamak ayrı bir olay. Bunun için kesinlikle satış için ayrı, pazarlama için departmanlarınız olması gerekir. Gerçekten pazarlama ve satış çok heyecan verici. Şimdi satış müdürü görevimi de gerçekten zevk alarak yapıyorum.

Sözün özü, işin içinden çıkamıyorsanız bir bilene danışmanızı ve onun önereceği yeni yöntemlere kulak vermenizi şiddetle öneririm. Tekerleği yeniden keşfetmektense, tekerleği keşfetmiş insanların tecrübelerinden yararlanmanızı öneririm.

ÜMİT AKBIYIK
ARAN TEKSTİL / Satış Müdürü